• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.56188.5961
Euro10.085110.1255
SEYFETTİN KARAMIZRAK
seykarami@gmail.com
KIYMETSİZ(!) ÖĞRETMENİM
24/05/2021

Bazen medyada veya bu mesleği yeterince tanımayanlarca ifade edilen; “öğretmenlerin işinin çok kolay olduğu, hatta bir şey yapmadıkları, yarım gün yattıkları” vb. haksız ve insafsız söylemler dolaşmakta.

Bu haksız isnatta bulunanlar,
öğretmenlik mesleğini yakından, hakkıyla tanısalardı söylediklerinden vicdan azabı duyarlardı
sanırım.

Meslekler içinde mesai dışında en fazla çalışan ve eğitim öğretime kendi cebinden en çok para harcayan öğretmenlerdir oysa. Öğretmen, öğrencilerine yararlı olabilmek adına başta
bilgisayar, ev interneti, kırtasiye(karton, bant tutkal, mürekkep), kaynak kitap, hatta fotokopi giderleri vb.” birçok metaryalı kendi maaşıyla karşılamaktadır.

Birçok kişi her mesleği icra edebilir, fakat öğretmenliği herkes laikiyle yapamaz. Çünkü bu mesleğin kendine özgü “olmazsa olmaz” ları, asla göz ardı edilemeyen “kırmızı
çizgileri” vardır. “Sevgi ve sabır liderlik, güven, doğruluk, meslek bilgisi, formasyon, karakter, adalet, genel kültür, hoşgörü, empati, çocuk psikoloji, toplum bilimleri, iletişim becerileri vb. öğretmenlik mesleğinin mihenk taşlarıdır. Bu kadar çok nadide özelliği bir arada hiçbir meslekte bulamazsınız. Öğretmen insanlığı inşa eden bir mimar, bir sanatçıdır.

 

O yüzden, bu görevi sürdürenlere, özlük hakları ve yeterli bir maaşın verilmesi motive açısından çok önemlidir. Öğretmenlik mesleği için takdir edilen maaş ne kadar fazla olursa
olsun, asla harcanan emeği karşılayamaz zaten.

 

Bir dernek yararına ses sanatçı davet etmek istemiştik de, üç saatlik bir süre için 40 bin TL istemişti. Peki bir öğretmenin üç saatlik emeği, bu süre kadar zaman harcamadan, devasa
paralar alan; sanatçıdan, yorumcudan, jüri üyesinden, daha mı kıymetsizdir? Elbette daha değerlidir. Ancak, maddi karşılığı olmayan, bedeli ödenemeyen eşsiz bir meslektir öğretmenlik. Çünkü, “öğretmenlik”, yüreğini emeğe katmak, mesai mevhumu
tanımamak, yorulmamak, karşılık beklememek, yılmamak, küsmemek, hayal kırıklığına
uğramamak demektir.

O’nlar, kokusu nadide bulunan çiçekler gibidirler. Kadir kıymet bilen, vefalı, sevgi ile dolu yüreklerde açarlar. Zaman zaman kırılarak yerlere atılabilirler. Tanımayanlar cam kırığı,
kıymetsiz boncuk sanarak aldırmayabilir. Oysa bir pırlanta, eşsiz bir elmas hırpalansalar da değerlerinden bir şey kaybetmezler ki. Elbet kıymetini anlayanlar bir gün yerden kaldırarak
layık oldukları yere koyarlar.

Bizler doğalgazlı sıcacık evlerimizde çayımızı yudumlarken, O’nlar hala, soba ile ısınan mekânlarda, tavanı akan, yolu olmayan okullarda, interneti, günlük gazetesi, ekmeği bulunmayan beldelerde özveri ile görev yapmaktadırlar.

 

Evine dönen birçok çalışan, yorgunluğunu dizi, maç, haber vb. izleyerek çıkartırken, öğretmenler ertesi güne hazırlık yapmak için bilgisayarın başına geçerler. Mesai sonrası da
zamanlarını görevlerine adarlar. Saatlerce araştırır, notlar çıkartır, yazar, çizerler. Bütün bu masrafları da kendi ceplerinden öderler.
Öğrencilerine yararlı olabilmek uğruna, evlerini, eşlerini, çocuklarını ihmal ederler.

 

Birçoğundan şu cümleyi duyarsınız: Öğrencilerimizle uğraşırken, kendi çocuklarımızı sevmeye zamanımız olmadı, bir baktık ki kocaman olmuşlar.” Bu eşsiz özverinin, emeğin hakkı ödenebilir mi?

Birileri kalkıyor; “öğretmenler yarım gün çalışıyor senenin yarısında yatıyorlar” diye onur kırıcı laflar ediyor. Bir başkası, aldığı maaşı hak etmediğini, iki ay yattığını
vurguluyor. Bu söylemler mesleği tanımamanın acemiliği, ya da öğretmenlere duygulan husumetin hezeyanlarıdır.
O’nlar olmazsa vatanın en ücra köşelerine kimler yenilikleri, medeniyetin nimetlerini
götürebilir, şanlı Bayrağımızı dalgalandırarak, İstiklal Marşımızı öğretebilirdi?

Güzel yurdumun dağ başlarındaki köylerinde, günlük gazete okuyamadan, internete giremeden, cep telefonu ile konuşamadan, çarşı ekmeği yiyemeden, şebeke suyu içemeden, öğretmenden başka kim aylarca sabredebilir?

 

Mesleği uğruna hayatını hiçe sayan, ailesinden, eşinden çocuklarından, kentin imkânlarından uzak kalan, kimi zaman canından olan öpülesi ellerin emeğini nasıl görmezlikten gelebiliriz?

 

Kentlerde çalışanların da ayrı bir özverisi var elbette ki. O’nlar da asla göz ardı edilemez. Geçim sıkıntısı, ulaşım güçlüğü, kalabalık derslikler, öğrenci, veli, çevre vb. sorunları öğretmenlerimizin önünde kocaman engeller.

Böylesine yüce, engin, eşi ve benzeri olmayan bir mesleğin birey, aile, toplum, devlet ve dünya için değerini, güzelliğini ve önemini anlatmak mümkün müdür?

Bazen bir şeyi anlatmaya, tanıtmaya zihinler, kalemler sayfalar yetmez derler ya. ,

İşte öğretmenlik de böyle bir şey. Anlayabilmek ve anlatabilmek için yaşamak gerek sanırım. O yüzden başlığıma “kıymetsiz” ifadesini yazdım. Çünkü paha biçilemezdir O’nlar, kimileri için önemsiz olsa da.

Ülkemize yıllarca misk kokulu çiçekler yetiştiren, havasına, toprağına, suyuna emeği
karışan, hakkı asla ödenemeyen fedakâr öğretmenlerimize; takdirlerimi, saygılarımı ve
sevgilerimi gönderiyorum.
Huzurlu çalışmalar, mutluluklar diliyorum.



39 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

OKULLARIN AÇILIŞ MÜJDESİ-1- - 27/08/2021
Eğitim, insan yaşamında önemli bir olgudur. Günümüzde, hem kişinin mutluluğu hem de ulusun geleceği ve refahı bakımından özel bir önem taşımaktadır.
BİR BAYRAMIN ARDINDAN… - 27/07/2021
Geçen yıla nazaran bu yıl Kurban Bayramı başka mutlulukları da bizlere doyasıya tattırdı
TOPLUMSAL YOZLAŞMA - 14/07/2021
Tarihsel süreç içerisinde etik kavramının birçok tanımı yapılmıştır.
ÇOCUKLARIN YETİŞMESİNDE AİLENİN ÖNEMİ - 07/06/2021
Çocuğunuzu anlayabilmeniz için, onu kendine özgü gelişim biçimi içinde, bir bütün olarak görebilmeniz gerekir. Ana-babalık sanatı üzerine kurulan eğitsel felsefeyi iyice sindirin içinize.
BİLİMİN YÜREĞİ YOKTUR - 19/05/2021
Eğitim görmemiş, okuma yazma bilmeyen, “cahil” dediğimiz kişilerin yanlışları hoş değilse de, “kusurlarını tahsil yapmamalarına” yükleyebiliriz.
GÜLEGÜLE GİT YA ŞEHRİ RAMAZAN - 14/05/2021
Güzel şeylere sahip olduğumuzda neden sevinmesini bilemiyoruz acaba.
BAYRAMLAR - 14/05/2021
“Bаyrаmlаr, milli ve dini duygulаrın, inаnçlаrın, örf ve аdetlerin uygulаnıp sergilendiği, bir toplumdа millet olmа şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir.”
RAMAZAN - 01/05/2021
Yoksulun düşkünün, yoksa parası,
RAMAZAN VE ORUÇ-2 - 25/04/2021
“Ramazan bereket ayıdır. Allah-ü Teâlâ bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! “[Taberani]
 Devamı